| email |
Oligarşinin sopası
312
Rejim hangi
düşünceden olursa olsun, muhaliflerini susturmak için
'her derde deva olan' 312' yi kullanıyor
163' ten beter TCK
312. maddesi, son yıllarda Ceza yasası'nda, en çok
tatışılan maddelerin başında geliyor. Rejim, kendi
resmi görüsüne muhalif gördüğü hertürlü
düüşünceyi, bu sihirli maddenin kapsamına sokarak
cezalandırıyor. Bir toplantıda yapılan bir
konuşmadan, bir gazetede yazılan yazıya hatta okunan
bir şiire kadar her şey 312'nin çelik duvarlarına
çarpıyor.
Eleştiren
çarpılıyor
Laiklik, Kemalizim ve
Kürt sorunu gibi konularda düşüncelerini ifade eden
pek çok gazeteci, yazar bilim adamı, siyasetçi,
"halkı, sınıf, ırk, din mezhep veya bölge
farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik
ettiği.." gerekçesi ile yargılandı ve bir çoğu
mahkum oldu. Nurettin Şirin, Aydın Koral, Fikret
Başkaya Mehmet Pamak, Tayyip Erdoğan son dönemde bu
madde den yargılananlardan sadece bir kaçı.
Özgürlük
herzaman kazanır
Sanki
propaganda olumsuz bir şey
Düşünce
özgürlüğünden bahsetmek için düşüncenin
yayılmasının serbest olması gerekir, Yani probaganda
yapılabilmelidir. Probaganda yapılamıyorsa düşünce
gerçekleşmiş olmaz ve düşünce özgürlüğünden
söz edilemez. Bizde probaganda olumsuz bir şeymiş gibi
sunuluyor
Yasakçılık
ve cezalandırma kural haline geliyor
Bizde egemen
sınıfların düşünceden bu kadar çok korkmalarının
nedeni, kendilerine ideolojilerine güvenlerinin
olmayışındandır. Bu yüzden yapay bir resmi ideoloji
üretmek zorunda kalıyorlar, Bu yüzden yasakçılık ve
cezalandırma bir kutsal haline geliyor.
12 Eylül DGM'lerde sürüyor
İstiklal mahkemeleri
gibi
DGM'ler son 14 yılın en çok
tatışılan meseleleri arasında yer alıyor. DGM'ler
aslında 1920'li yıllardan günümüze Türkiyede
anahatları ile hiçbirşeyin değişmediğinin en açık
göstergesi. 1920'li yıllarda Türkiye'ye hakim
zihniyete ve onun muhalifleri bastırmak ve sindirmek
için kullandığı istiklal mahkemelerine
baktığımızda, karşımıza 70'li yıllarıa hakim
zihniyetin muhalifleti bastırmak ve sindirmek için
kurduğu ve günümüze kadar gelen DGM'leri görüyoruz.
DGM gölgesi tüm
toplumun üzerinde
On yılda bir sürdülülen
darbe geleneğine 80 darbesinden sonra, DGM ler
aracılığı ile kurulan korku ve sindirme programı
vesilesiyle 18 yıllık bir ara verildi. Bu süreçte DGM
lertoplumun hak ve hürriyetler konusundaki talebini
bastıramadığı için ordu balans ayarına ihtiyaç
duydu. Ancak postal izlerinin, ülke için dünya
genelinde iyi bir imaj bırakmayacağını anlayan
egemenler, tüm toplumu DGM gölgesine alma peşinde.
Mazlum Der Van Şubesi
Gözaltında kayıplar devam
ediyor
Ali DALAZ
Van -
Selam Van'da
geçtiğimiz mart ayından beri esrarengiz bir şekilde
kaybolan İmam Tahir Çakır (70), 16 Mart 1998 günü
yatsı namazını kıldıktan sonra camiden ayrılmış
ve kendisinde bir daha haber alınamamıştı
İmam
Tahir Çakır'ınhayatından endişe eden ailesi şimdiye
kadar valilik, savcılık, Emniyeyt müdürlüğü gibi
bir çok resmi kuruluşa yaptığı başvurlar
karşısında içbir sonuç alamamış.
İslam'a
karşı şer ittifakı
Dış
haberler servisi
Geçen
hafta Rusya nın başkenti Moskova'da bir araya gelen
Rusya, Özbekistan, ve Tacikistan devlet Başkanları
imzaladıkları anlaşma ile bir ittifak oluşturrarak,
Orta Asya'daki islami gelişmelere karşı beraber
savaşma kararı aldılar
Özbekistan
Devlet Başkanı İslam Kerimov, ittifakın islami
kökten dincilik ile Orta Asya daki radikalizme karşı
çıkacağını bildirirken, bölgedeki islami gelişmeyi
çıkarlarına aykırı bulan Rusya, eski sömürgelerine
büyük maddi destek sağlayacak.
GB'ne üye olamanın maliyeti
11 milyar dolar
Türkiye
gümrük birliğine girmenin sefasını değil cesafını
çekmeye devam ediyor. 1996 yılında Avrupa Birliğine
tam üye olsaydık, çeşitli fonlardan 12 milyar dolara
yakın gelir kazanacak, buna karşılık AB bütçesine
2.1 milyar dolarlık ödeme yapacaktı.
Uluğbay kafası işte
Milli Eğitim bakanı Hikmet
uluğbay, valiliklere bir genelge göndererek, özel
eğitim kurmlarında mescid gibi eğitim öğretimle
ilgisi bulunmayan bölümlerin açılmaması uyarısında
bulundu. Uluğbay genelgede " doğrudan eğitim
öğretimle ilgisi bulunmayan alan ve odalar
ayrılmayacak, bunlar yerleşim planında
gösterilmeyecek dedi
| Milli Eğitim Bakanı bay Hikmet
uluğbay'a göre okuldaki mescidin eğitimle
hiçbir ilgisi yokmuş Peki öyle
diyelim, Peki insanlıklada mı ilgisi yok?
Eğitim alan bir insanın hiç bir
ibadet ihtiyacı söz konusu olamaz mı,
olmamalı mı ?
Eğitim alırken başka bir mahluk mu
oluyor insanlar ?
Eğer inançları varsa neden niye
gereğini rahatça yerine getiremesinler?
Amaaan bende kalkmış kimlere ne
söylüyorum?
Kusura bakma bay uluğbay, deminden
beri söylediklerimi geri alıyorum!
|
|
|
Postmodern Sansür
Kalemler
krılılıyor
Son bir yıldır
Türkiyenin en önemli gazetecilerine, yazarlarına bir
bir işten el çektiriliyor. Kurban hareketinin nerede
duracağı belli değil. Herhangi bir gün, herhangi bir
yazara piyango çıkabilir ve kalemi kırılabilir.
Operasyonları herkesin bildiği ama bir türlü resmen
açıklanmayan güç odakları yapıyor. Onların
istekleride henüz bitmedi. Yani Türk basınında şu
sıralar çok kalem kırılacak. Basına uygulanan
sansür bundan tam 90 yıl önce kaldırılmıştı. Bu
sayede gazete ve kitablar yakılmaktan, yazarlarda
cezaevlerine girmekten kurtulmuştu. Ancak tek parti,
Demokrat Parti, ve Askeri darbeler döneminde kanunen
olmasada fiilen sansür hep varoldu ve uygulandı.
Milli şef
yasaları bir bir geliyor
Hükümetin Meclis
e getirdiği " irticayla mücadele"
tasarısından " Camiler Yasası" ile
"Tekke ve Zaviyeler Yasa Tasarısı" alt
komisyonda onaylanırken, Şapka kanunu tasarısı
ertelendi. Tasrilar çerçevesinde Diyanete bağlı
olmayan cami ve mescitler kapatılacak yada diyanete
bağlanacak.
Başörtüsü
zulmü zirvede
İstanbul
Ünüversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun
öğretimüyeleri ile yaptığı toplantıda,
başörtüsünün hukuken yasak olamadığını söyleyen
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyofizik anabilim dalı
başkanı Şefik Dusun hiç bir gerekçe gösterilmeden
görevinden alındı.
Bu arada Batman'da,
kılık kıyafet genelgesine uymayan 26 öğretmene
uyarı cezası verildi. Trakya ünüversitesi tıp
fakültesi'nde yüzlerce öğrenci, başörtüsü
yasağını protesto ediyor. İ. Ü. Çapa tıp
fakültesinde ise başörtülü öğrenciler girişe
yerleştirilen polislerin engellemesiyle okullarına
giremiyor.
FP nereye gidiyor
?
FP kurmayları
biryandan teşkilatlanma çalışmalarını yürütürken
bir yandan da insan hakları, bireysel özgürlükler ve
demokrasi gibi kavramlara sık sık vurgu yapmaya
başladılar. FP li Abdullah Gül ün Deniz gezmiş ve
arkadaşlarının itibarlarının iadesi için TBMM ne
verilen önergeye imza atması partinin bundan sonraki
süreçte demokrasi ve özgürlükleri önceleyeceğinin
işareti.
Türkiye Nato nun
'cephe' Jandarması
Daha önce Nato'nun
kanat ülkesi olan ve kendisine doğrudan gelecek
"Komünist tehdit" e karşı Avrupayı koruma
misyonu verilen Türkiye, soğuk savaş sonrası dönemde
"cephe ülkesi" ilan edildi. İslam'ın NATO
nun ilk düşmanı kabul edildiği bu yeni dönemde
ülkemiz global emperyalizmin kucağına itiliyor.
|